8 Aralık 2015 Salı

Dizi Yorumu #1 | The Frankenstein Chronicles

Herkese merhaba!

Uzun süredir ne bir şeyler okuyabiliyorum, ne de izleyebiliyorum. Dolayısıyla blog ile de ilgilenemedim; ancak sonunda birkaç dizi ile yorumlara kaldığım yerden devam ediyorum. :)

Kitap Ağacı'nın kasım ayı kitabı olarak seçtiği Frankenstein, benim çoook uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı. Bu nedenle kasım ayında seçilmesine çok mutlu oldum açıkçası. Nedendir bilmem, Frankenstein'ın hikayesi benim ilgimi çekiyordu hep. Sanırım yazarının kadın olmasının ve kendisinin bile nasıl böyle bir karakter yarattığını anlayamaması da ilgimi çekme nedenlerinden.

Bugün internette gezinirken, The Frankenstein Chronicles adında bir diziyle karşılaştım. Bir süre önce duymuştum aslında Frankenstein'ın dizisinin çekileceğini ama unutmuşum tabii daha sonra. Dizi bir İngiliz dizisi ve ITV Encore tarafından yayınlanıyor. Başrolde Sean Bean var, nam-ı diğer "ayaklı spoiler". Kendisinin oynadığı her dizi ve filmde sonunun ölüm olduğunu bilmeyen yoktur. :) Bakalım bu dizide de aynı sonla mı karşılaşacağız :)

Diziyi görür görmez izledim ilk bölümü; ancak dizi şimdilik kitapla paralel gitmiyor, onu baştan söylemem gerek. Konuyu özetlemek gerekirse; dizi 19 yy. İngiltere'sinde geçiyor. Polis memuru John Marlott (Sean Bean), Thames Nehri'nin kıyısında bir çocuk cesedi bulur; ancak cesedin ilginç yanı, sekiz çocuğun vücut parçalarından oluşmasıdır. Bunu öğrenen Marlott, yakın zamanda kaybolan çocukları aramaya başlar ve bu olaya bir açıklık getirmeye çalışır. Hikaye şimdilik bu yönde gidiyor. Bahsettiğim gibi, kitapla paralel gittiği söylenemez. Ama sanıyorum ki bir yerlerde bir bağlantı kurulacak. Ayrıca ara sıra flashback'lerle Marlott'ın geçmişine gidiyoruz, sanırım oralardan da bir şeyler çıkacak ilerleyen bölümlerde.

Dizi fena değil gibi, ben izleyeceğim sanırım diğer bölümleri de. Umarım hikayeden fazla kopmaz ve bir şekilde kitapla bağlantı kurulur. Yoksa güzel bir hikaye olan Frankenstein'ın adını kullanarak bambaşka bir hikaye çıkarmak çok da hoş değil kanımca.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder