24 Ağustos 2015 Pazartesi

Kitap Yorumu #1 | Dünya Ağrısı - Ayfer TUNÇ

Herkese merhaba!

Ayfer Tunç ile tanışmam, Can Yayınları'nın D&R ile birlikte her yaz döneminde yaptığı 5 TL kampanyası sayesinde oldu. Kendisi daha önce okumadığım bir yazar olmasına karşın, Türk edebiyatına olan merakım neticesinde tanıma fırsatı bulduğum ve benim için yepyeni ancak edebiyat için çeyrek asırlık bir yazar olan Ayfer Tunç'un Dünya Ağrısı adlı romanı, kendisinin yazarlık hayatının 25. yılında okurla buluşmuş.

Roman, küçük bir Anadolu şehrinde yaşayan insanların yaşam hikayelerinden bir derleme niteliğinde aslında. Hayata çok daha farklı bir bakış açısına sahip olabilecekken, birden kendisini babasından miras kalan "otel"in işletmecisi olarak bulan Mürşit'in hikayesini anlatıyor bizlere Dünya Ağrısı. Şu hayatta yolcu olamayıp hancı olmak zorunda kalan Mürşit; babasının değerini bilemediğini düşündüğü dededen kalma "otel"i tek geleceği olarak gören oğlu Özgür; aşk kavramıyla belki de hiç tanışamamış ve evinden başka meşgalesi olmayan karısı Şükran; yıllardır bu "otel"den başka kimsesi olmayan Kibar ve bu küçük Anadolu kasabasında hayattan kaçmayı tercih etmiş, bu dünyada Mürşit'in dilinden anlayan belki de tek insan olan Madenci...

Ağır bir kış masalı olarak karşımıza çıkan Dünya Ağrısı; toplumdaki farklılıkların nasıl algılandığını, sürü psikolojisinin nelere mal olabileceğini gözler önüne seren garip bir ağrı öyküsü ve bir pişmanlık vesikası.

KÜNYE
Ad: Dünya Ağrısı
Yazar: Ayfer Tunç
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Kategori: Roman - Yakın dönem Türk edebiyatı
Tür: Dram
"Mürşit zihnindeki kaos görüntülerinin etkisinden çıktı. Suç böyle bir şey diye düşündü, asla kendisiyle sınırlı kalmaz, geçmişi de ortaya döker, yeniden yazar, kuyruğuna başka şeyler takılır, devasa bir günah haline gelir." (s. 92) 
"Mürşit onları izlerken gözlerinin ve dudaklarının uçlarının aşağıya baktığını düşündü, hayatın bu adamları yere çektiğini. İnsanın yaşlandıkça kısalmasının nedeni bu, kemiklerin kısalmasıyla ilgisi yok, yerçekimi denen şey dünyanın yorgunluğu aslında, bizi yere çeken şey dinmeyen bu yorgunluk." (s. 111)

Ön okuma için buradan lütfen.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder